Geçen sene yine bu zamanlarda ve burada ve yerel ve ulusal basında fındık fiyatları ve borsası konusunda birçok şey yazmıştık. Bu duyarsızlık ve aymazlık devam ettiği sürece, aynı zamanlarda aynı konuları yıllarca yazıp söyleyip duracağız.
30 Temmuz tarihindeki büyük fındık mitinginde ben de o mitingi yapanların arasıda olmayı çok isterdim. Karadeniz sahil yolu aslında her ne pahasına olursa olsun fındık fiyatları açıklanıncaya kadar, ve geçenseneki borçların tamamı ödeninceye kadar açılmamalıydı.
Dünya çapında ürün yetiştiriyoruz, Türkiye olarak dünya üretimini tekel olarak elimizde bulunduruyoruz. Bütün bunlara rağmen hala bu stratejik ürünümüzü dünyaya pazarlayamıyoruz.
Cumhuriyet’in ilanından sonra büyük önder Atatürk’ün,”Belli başlı ürünlerimizi ilgilendiren birlikler kurulmalıdır.” sözüyle toplanan I. Ulusal fındık kongresi sonrasında 1938 yılında Fiskobirlik kurulmuştur. Fiskobirlik’in kurucuları, Ali Arif LARÇIN (GİRESUN), Hasan AKALIN (GİRESUN), Halil KAMİ (TRABZON), Yahya SUBAŞI (TRABZON), Hüsnü AKYOL (ORDU), Arif Hikmet ONAT (ORDU), Rıza KURT (BULANCAK), Avni ÖZDEN (BULANCAK), Hasan KASAPOĞLU (KEŞAP), Hüsnü ÖZKAN (KEŞAP) Türkiye fındık dikim alanlarının 1950 D.İ.E. verilerine göre 159.500 hektar olduğu bu günde 584.000 hektara ulaştığı görülmektedir. Bunun dağılımı Ordu bölgesi 245.000 hektar, Akçakoca bölgesi 172.000 hektar, Giresun bölgesi 103.000 hektar, Trabzon bölgesi 64.000 hektar şeklindedir. (C. Keskin, www.findik.com )
Fındık piyasası aktörleri, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar ile bölgenin Ticaret ve Sanayi Odası başkanları, borsa başkanları ve fındık ihracatçı birlikleri olmak üzere Fındık sektörünün sorunlarının çözüme kavuşturulması amacıyla bir araya gelmeleri çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu kişiler çapları ölçüsünde halihazırdaki durumdan birinci derecede sorumludurlar.
Bu günkü fiili ve resmi durumdan sorumlu olanların öncülüğünde bir düzenleme yapmak gerek. Bu da Cumhuriyet'imizin kurucusu tarafından ö dönemde toplanan ULUSAL FINDIK KONGRESİ'nin II. si 2007 yılında yapılmalıdır. Bunun için üzerimize düşen ne varsa seve seve yaparız.
Aksi halde, Fiskobirlik’in elinde para olmadığı, alım yapamadığı sürece 2006 ürünü fındığın değerinin ne olacağı ve Fiskobirlik’in yönetim kurulu suçlu ise 8 milyonu ilgilendiren nüfusun bunda ne kabahatinin olduğunu sormak, bölge ve özellikle Ordu’da esnafın her gün tek tek kepenk kapatmakta olduğunu ilgili ve yetkililere hatırlatarak vicdan, cüzdan arasında sıkışmadan hareket edilmesi gerektiğini vurgulamak bir sosyal patlamanın kapıda olduğunu hatırlamak gerekir.
Karadenizin insanı şimdiye kadar birçok başbakan çıkarmıştır fakat gerek karadeniz sahil yolunda olsun gerekse en temel ürünü olan fındık konusunda olsun hiç yüzleri gülmemiştir.
Üreticilerimiz için durum bu aşamadan sonra namus meselesi olmuştur. Ve üretici artık her ne pahasına olursa olsun elinden geleni yapacak duruma gelmiştir. Son olaylı fındık mitingi de bunun açık bir göstergesidir.
30 TEMMUZ BÜYÜK FINDIK MİTİNGİ HABERİ:
Fındık üreticisinin 11 aydır ürün bedelini alamayışına tepki olarak Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) öncülüğünde Ordu'da düzenlenen 'Karadeniz Fındık Mitingi'ne 10 binlerce kişi katıldı.
Ordu'da düzenlenen ''Fındık Mitingi''nde, Ordu-Samsun karayolunu bir süreliğine trafiğe kapatan göstericilerle polis arasında arbede yaşandı. Çıkan olaylarda, bazı güvenlik görevlileri ile göstericiler yaralanırken, 10 kişi gözaltına alındı.
Ordu'da ziraat odaları öncülüğünde çeşitli meslek odaları, bazı sivil toplum kuruluşları ve üreticiler tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde katılımcılar, ellerinde hükümetin fındık politikası aleyhinde dövizler taşıyarak çeşitli sloganlar attılar. Konuşmaların ardından göstericiler, Ordu-Samsun karayolunu trafiğe kapattılar. Yolun trafiğe kapatılması dolayısıyla Perşembe İlçesi'ne kadar yaklaşık 10 kilometrelik araç kuyruğu oluştu. Polis, olay yerinde geniş güvenlik önlemi aldı. Bu sırada güvenlik güçleri ile göstericiler arasında arbede yaşandı.
Çıkan olaylarda, bazı güvenlik görevlileri ile göstericiler hafif şekilde yaralandı.
Olaylar nedeniyle 10 kişi gözaltına alınırken, göstericiler halen Ordu-Samsun karayolunu trafiğe kapalı tutuyor.
Ordu, Giresun, Trabzon ve Samsun emniyet müdürlüklerinden takviye olarak gelen bin 500 polisin görev aldığı Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinge, Doğu ve Batı Karadeniz Bölgesi'nin yanı sıra Türkiye'nin dört bir tarafından Ziraat Odaları'na bağlı üreticiler katılmıştır.
Saat 11.00'de başlayan ve adeta pankartların konuştuğu meydanda üreticiler tepkilerini sloganlarla ortaya koydu. Yüzlerce pankartın yer aldığı meydanda, "Biz Ağlarken Gülenlerden Hesap Soracağız", "Efendiydik Köle Olduk", "Öldük Ama Kefenimiz Yok", "FİSKOBİRLİK oldu Fiyaskobirlik" gibi pankartlar dikkat çekiyor. Hükümetin FİSKOBİRLİK politikasına tepki gösteren 10 binlerce kişi, fındıktaki sorunun bir an önce giderilmesini istiyor.
Fındık üreticisinin 11 aydır ürün bedelini alamayışına tepki olarak Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) öncülüğünde Ordu'da düzenlenen 'Karadeniz Fındık Mitingi'ne katılan binlerce kişi, Ordu-Samsun Karayolu'nu trafiğe kapattı.
Fındık mitingi Cumhuriyet Meydanı'nda devam ederken, yaklaşık 3 bin kişi Ordu Belediyesi'nin bulunduğu mevkiye gelerek toplandı. Ordu-Samsun Karayolu'nu trafiğe kapatan üreticiler, yolda sessiz bir şekilde mitingin bitmesini bekliyor.
Türkiye Ziraat Odaları (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, hükümetin fındığa sahip çıkması gerektiğini belirterek, "Fındıkla ilgilenmek, fındıktaki sorunu çözmez. Fındık, artık bu saatten sonra hükümetin görevi haline gelmiştir" dedi.
TZOB öncüğünde Ordu'da düzenlenen 'Karadeniz Fındık Mitingi'nde konuşan Şemsi Bayraktar, meydanda toplanan 10 binlerde üreticiyi göstererek, hükümetin bu mesajı iyi alması gerektiğini, üreticinin haykırışlarına kulak vermezse bu meydanları tekrar doldurmaya gayret edeceklerini belirtti. Hükümetin uyguladığı tarım politikalarını eleştiren Bayraktar, tarım politikaları sonucunda Karadeniz'de fındığın, Akdeniz'de narenciyenin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da et, süt ve hububatın, Ege'de meyvenin, tavuğun ve mısırın, Marmara ve İçi Anadolu'da pancarın para etmediğini ileri sürdü.
Bayraktar, "Bu çiftçi, tüm bunların sonucu olarak son 25 yılın en büyük göçünü yaşıyor. 1 yılda 1 milyon insan şehirlere göç etmiştir. Bu ülkede hiç kimse 'Bu insanlar ne yiyecek, ne içecek?' diye sormuyor. Devlet, sosyal devlet görevini yerine getirmiyor, bu ülkeye fesat karıştırmak isteyenlere fırsat veriliyor. İşte bunun için meydanlardayız. Başbakan kimden yana olduğunu açıklamalıdır" dedi.
ESEN KALIN
NOT: Fındık ile ilgili diğer yazılarım ve/veya makalelerim için aşağıdaki linkleri tıklayabilirsiniz.
FİDAN, Ahmet; "AÇIKLANAN FINDIK FİYATLARI FINDIK ÜRETİMİ BORSASI VE İNSANLARI MUTLU ETMENİN ZORLUKLARI" http://www.ahmetfidan.com/ gazeteyazilarim/anasayfa yazilari/ ana_yazi_3.htm
FİDAN, Ahmet; "YEREL KAYNAK KULLANIMI AÇISINDAN FINDIK FİYATLARI, BORSASI, MEVSİMLİK İŞÇİLERİ, MEVSİMLİK İŞÇİ SERVİSİ VE ÜCRETLERİ ÜZERİNE TOPLU BİR İNCELEME" http://www.findik.com/haberler/Dr_Ahmet _Fidan.htm linki veya http://www. mevzuatdergisi.com/2005/09a/06.htm linki
HABERLERİN KAYNAĞI:
http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2006/Temmuz/29/Haber_155199.aspx